Bir yayınevinin oluşumunda belirleyici olan; yayın politikası, yayın ilkeleri kadar, ortaya konulan kitapların hazırlanma süreçlerine katılan yayın ekibidir de.
Bu üçlemin biraraya gelmesini sağlayan yazarlar, yayınevlerinin varoluşunun temel dayanağıdır. Yazar/yapıt/okur üçleminin aracısı konumundaki yayınevi, ister istemez kurduğu yapının işlerlik kazanmasında bir nevi kompozitörlük görevi üstlenmektedir.
Dünya Kitapları'nın kuruluş amacında böylesi bir yapılanma vardı. Yayın girişiminin ilk adımından, yani Mart 2003'te yayımladığımız ilk kitaptan, Haziran 2004'te mürekkep kokusunu derinden hissettiğimiz 130. kitabımıza kadar geçen süreçte bu etkinliğimizi bir tür ‘düşünce kulübü'ne dönüştürmek gibi bir çabanın içinde olduk.
Genç bir ekiple yola çıkarak yayın dünyamızın nabzını bir kıyısından yakalamak istedik. İlk izlenimler olumlu geldi. Bizi yüreklendiren onlarca yazı yazıldı, kitap sergenlerinde yer alan kitaplarımızın bir bir tanıtımı yapıldı. Yazarlarımızla söyleşiler kaleme alındı.
Bunları sıralarken kabul görmenin sevinci, rahatlığı içinde yazmıyorum bu satırları. Bu ilginin bizlere, Dünya'nın genç ekibine daha çok sorumluluk duygusu yüklediğini anımsatmak istiyorum yalnızca.
‘En iyi'nin, ‘en mükemmel'in arayışında değiliz. İyi, doğru, yararlı, gerekli olanın izindeyiz. Yazın/kültür/sanat ortamımızı kucaklayacak her türlü birikime kapılarımız açık. Önümüzde/önünüzde duran kitapları, bunların birer nişanesi olarak almanızı istiyorum sevgili okur.
Dünya Kitapları, birçok yeni yayın projesiyle yol alıyor. Kitaplıklarınızı zenginleştirecek birikimleri sizlere ulaştırmanın coşkusunda.